9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 57

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2018 2019 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Anlatım Teknikleri Cevapları

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Meb Yayınları 2. Ünite Hikaye Sayfa 55, 56, 57, 58, 59, 60 Anlatım Teknikleri Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 56 Cevabı

1. Son Kuşlar adlı hikâyedeki kahramanların olay akışını etkileyen fiziksel, psikolojik ve ahlaki özelliklerini belirleyiniz.

  • CevapKonstantin: Galata’da bir yazıhanesi olan zahire tüccarıdır. Kendi halinde yaşayan, hesaplı, başkaları tarafından sevilen, mütevazi, şakacı bir tavrı yanında canavar bir yönü de vardır çünkü kuşlara kıymaktadır. Yazar tarafından beğenilmemektedir.

                Mühendis Ahmet Bey: Okumuş bir insan olmasına rağmen çocuklara çimleri  yoldurmaktadır. Onlara kötü örnek olmaktadır.

2. Hikâyede ele alınan olayı yer ve zaman yönünden inceleyiniz.

  • Cevap: MEKAN  VE ZAMAN: Öyküdeki zaman kesin olmamakla beraber  güz mevsimi ve yaz mevsimlerine değinmiştir. Hikaye İstanbul Büyükada’’da geçmektedir.

3. Metinde birden fazla anlatıcı ve bakış açısının bulunup bulunmadığını belirleyiniz. Anlatıcının değişmesine bağlı olarak bakış açısının da değişip değişmediğini açıklayınız.

  • Cevap: Hikaye kahraman anlatıcının bakış açısıyla yazılmıştır.1.tekil kişili (ben)anlatımı vardır.Zaman zaman gözlemci bakışı açısı da kendini gösterir.

4. Metinde kullanılan anlatım biçim ve tekniklerini belirleyiniz.

  • Cevap Yazar tasvirlere ve gözlemlere sıkça yer vermiştir. “”Bir küçük koyun hemen beş on metre yukarısında, bir apartman terası kadar ufak bu kır kahvesinin tahta masaları üstünde hala karıncalar gezer. Hâlâ sinekler kahve fincanının etrafına konarlar.”
    • “Kişiselleştirmelere yer verilmiştir. “Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz.”
    • • Daha çok monologlar hakimdir.

5. Hikâye türünün ortaya çıkmasında sözlü ve yazılı kültürün, toplumsal değişim ve etkileşimlerin rolünü belirtiniz.

  • Cevap: Hikaye türüne geçmeden önce genel olarak edebi türlerin oluşumunda nelerin etkili olduğuna bakalım:  
    • Sözlü ve yazılı kültürün etkisi
    • Toplumda meydana gelen değişimler
    • Kültürlerarası etkileşim


    Hikaye türünün ortaya çıkmasında sözlü ve yazılı kültürün, toplumsal değişimlerin ve etkileşimlerin etkisi nedir?

    Türk edebiyatında hikaye türünün en eski örnekleri  destandan modern hikayeye geçişi sağlayan anonim eserlerdir. Bizde, destanlar, halk hikâyeleri  ve masallarla eski bir temeli olan bu tür, XIV. ve 15. yüzyılda “Dede Korkut Hikâyeleri” ile çağdaş hikâye tekniğine yaklaşmıştır. Sözlü bir gelenek şeklinde  nesillerden nesillere aktarılan halk hikayeleri daha sonra yazıya geçirilmiştir.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 57 Cevabı

1.ETKİNLİK

Metin                                    Anlatıcı ve Bakış Açısı

Köşe penceresini, işte, ben, bu bakımdan insan çevresinin bir damlası üstüne çevrilmiş bir mikroskop camı sayarım. Baktığınızı sanki büyütür. Rasathaneler nasıl gökleri ve yıldızları temaşa için havaya uzanmış birer fen gözü ise köşe pencereleri de yeri ve yerde yaşayanları seyre yarar, zemine eğilmiş birer tecrübe gözlüğüdür.(Kahraman anlatıcının bakış açısı)

Seneler var ki kuşlar gelmiyor. Daha doğrusu ben göremiyorum. Güzün güzel günlerini pencereden görür görmez, Konstantin Efendinin bulunabileceği sırtları hesaplayarak yollara çıkıyorum. Bir kuş cıvıltısı duysam kanım donuyor, yüreğim atmıyor. ( Kahraman anlatıcının bakış açısı)

Hani sessiz, zenginliğini bile belli etmez, mütevazı adamdı da… Konu komşusu da severdi hani. Hiçbir şeye, hiçbir dedikoduya karışmazdı. Sabahleyin işine kısa kısa adımlarla koşarken, akşam filesini doldurmuş vapurdan çıkarken görseniz; iriliğine, sallapatiliğine, Karamanlı ağzı konuşuşuna, basit ama, hesaplı fikirlerine, (…) yine basit, sevimli şakalarına karşı, hakkında kötü bir hüküm de veremezdiniz. Kendi halinde, işi yolunda, hesaplı yaşayan bin bir tanesinden bir tanesiydi.(İlahi bakış açısı)

a. Zincir ile Son Kuşlar hikâyelerinden alınan bu parçaları anlatıcı ve bakış açısı yönünden değerlendiriniz.

  • Cevap

b. Bu anlatıcı ve bakış açılarının anlatıma etkilerini değerlendiriniz.

  • Cevap: Kahraman anlatıcı anlatımda olayı yaşayanın kendi dil ve üslubunu kullanması anlatımı daha sıcak, samimi ve inandırıcı bir etkiye sahip olmasını sağlamıştır. İlahi bakış açılı anlatıcıda ise anlatıcı  olaylara tam olarak hakim olduğu için olayları yorumlama gücü diğerlerine göre daha güçlüdür, olayları ve kişileri daha ayrıntılı görmemizi sağlar.

c. Tablodaki metinleri metin-okuyucu ilişkisi açısından değerlendirerek anlatıcının gerçek kişi mi yoksa kurmaca kişi mi olduğunu belirleyiniz.

  • Cevap: Her sanatsal metin yazarının hayatından az çok izler. Edebi metinlerde  anlatıcı kurmacadır; ama metnin yazarının yaşamının izler taşımaktadır. Yazar, var olan gerçekliği kurmaca gerçekliğe dönüştürerek anlatmıştır.

Eskiden her mahallenin kendine ait hususi bir havası, bir tarz-ı hayatı vardı. Şimdi ise birbirinin kopyası aynı tiple, soğuk, cansız binlerce apartman, ruhsuz beton kütleleriyle bütün şehirleri aynileştirmiş, şehirlerin, mahallelerin ruhu yok olmuştur. Artık her yer aynı ve hiç kimse bir yere ait değil. Mahalleler kendine özgü kimliği olan ve yine dinî/sosyal merkezler, küçük çarşılar, çeşmeler, küçük imalathaneler ile birlikte “kendine yeterli yerler” idi. Her mahalle birbirinden bir duvarla olmasa bile bir ağaçlık bölge ile ya da bir dere gibi tabii bir engelle birbirinden ayrılıyordu. Mahallede kendiliğinden bir otokontrol vardı çünkü herkes birbirini tanır, yabancılar derhal fark edilir, asayiş kolayca sağlanırdı.
Mustafa Kutlu, Nur

a Metindeki sosyal ve kültürel ögeleri belirleyiniz.

  • Cevap: Eskiden mahallerin kendine özgü kimliği, mahalledeki dayanışma ve otokontrol kültürü metindeki sosyal ve kültürel ögelerdir.

b Belirlediğiniz değerleri içinde yaşadığınız toplumun değerleriyle karşılaştırınız.

  • Cevap: Günümüzde de artık eski mahallelerdeki yaşam tarzı yok denilebilecek azalmıştır.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 58 Cevabı

a. Görseldeki manzarayı betimleyiniz.

  • Cevap: Görselde akşam üstü bir deniz veya göl kenarında çekilmiş muhteşem bir gün batımı fotosu yer almaktadır. İnsana şiir yazdıracak kadar güzel olan bu foto inanıyoruz ki siz değerli öğrencilerimizin de hoşuna gitmiştir. Aşık olan her yüreği titreten cinsten bir foto. 🙂

b. Yaptığınız betimlemeden hareketle edebiyatın görsel sanatlarla ilişkisini değerlendiriniz.

  • Cevap: Görsel sanatlar gibi edebiyat da insan da coşku ve estetik haz uyandırır.

a. Son Kuşlar adlı metinden hareketle kimi insanların küçük çıkarları için doğayı tahrip etmekten kaçınmamaları nasıl değerlendirilebilir? Tartışınız.

  • Cevap: Maalesef her dönemde insanlar küçük çıkarları uğruna doğayı tahrip etmekten çekinmiyorlar. Verilen zarar sonucunda hava, toprak, deniz kirleniyor. Bu tür insanlar doğayı acımasızca tahrip ederken aslında kendine zarar verdiğinin farkında değil.

b Hikâyedeki olayları yaşadığınız çevrede gözlemleseydiniz ne yapardınız? Tartışınız.

  • Cevap: Öncelikle her gün o çevreye gider ya resim çizer ya da fotoğraf çekerdim ki o anlar ölümsüz kılınsın.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 60 Cevabı

Son Kuşlar adlı metni Memurun Ölümü  adlı metinle tür, biçim, üslup ve içerik bakımından karşılaştırınız.

Tür: Her iki metnin türü  durum (kesit) öyküsüdür.

Biçim: İki metin de düzyazı (nesir) biçiminde yazılmıştır.

Üslup: Her iki hikaye de sade, açık ve akıcı bir anlatıma sahiptir. Memurun Ölümü adlı hikayede eleştirel ve mizahi bir üslup da dikkat çeker.

İçerik: Son Kuşlar adlı metinde küçük çıkarları için doğayı acımasızca tahrip eden insanlar anlatılırken Memurun Ölümü  adlı hikayede tiyatroda hapşırınca önde oturan sivil generalin boynuna tükrükleri gelen ve bu yüzden  ondan defalarca özür dilemeye kalkan sıradan bir memurun ölümüyle biten ilginç  hikayesi anlatılıyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir