10. Sınıf Tarih İlke Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 135

10. Sınıf Tarih ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2018 2019 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 10. Sınıf Tarih ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Kanuni Dönemi Cevapları

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı İlke Yayınları 5. Ünite Dünya Gücü Osmanlı (1453-1595)

 Sayfa 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137 Kanuni Dönemi Etkinlik Soruları ve Cevapları

Kanuni Dönemi

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 126 Cevabı

1. I. Süleyman’a neden “Kanuni” denilmiş olabilir. Belirtiniz.

  • Cevap: Sultan Süleyman’a Kanuni de denmiştir. Bunun nedeni Sultan Süleyman’ın adalete, kanunlara ve geleneklere aşırı bağlı olmasından ileri gelmektedir. Sultan Süleyman, devletine, milletine, dinine, vatanına bağlı, gelenek ve göreneklere önem veren bir insandır. Bu nedenle Kanuni olarak bilinmiştir. Her padişah kanun yapmıştır, Sultan Süleyman’ın kanun yapmasıyla değil kanunlara bağlı kalmasıyla isminin bir ilgisi bulunmaktadır.

2. Bazı Avrupalı tarihçilerin Kanuni Sultan Süleyman için “Muhteşem Süleyman” ifadesini kullanmalarının sebepleri neler olabilir? Değerlendiriniz.

  • Cevap: Bazı Avrupalı tarihçilerin Kanuni Sultan Süleyman için “Muhteşem Süleyman” ifadesini kullanmalarının nedeni en uzun dönem Osmanlı Devleti’nin başında padişahlık yapması ve en fazla sefere çıkan padişah olmasından ileri gelmektedir. 46 yıl hükümdarlık yaparak yaklaşık 13 sefere çıkmıştır. Zigetvar seferinde de vefat ederek ülke topraklarına getirilmiştir. Kanuni en meşhur padişahlardan biridir.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİ SİYASİ OLAYLARI

ABD Kongre Binasında Kanuni’nin Portresi

“Capitol”, Amerika Birleşik Devletleri’nin Millet Meclisi binasıdır. Binayı yenileştirmek ve düzenlemek amacıyla 1945 yılında teşkil edilen bir heyet, ünlü kanun yapıcıların portrelerini,
Temsilciler Meclisi galerisine koymayı kararlaştırmıştı. Karar,
ABD Kongresi tarafından onaylandı. Bunun üzerine, Colombia Tarih Derneği, Pennsylvania (Pensilvanya) Üniversitesi ve ABD Temsilciler Meclisi Kütüphanesi uzmanları çalışmaya koyuldu.
Uzun araştırmalar neticesinde tarihin büyük kanun yapıcılarından 23’ünün ismini tespit ettiler. Sonra, tanınmış heykeltıraşlara görev verildi. Heykeltıraşlar, 23 ismin kabartma portrelerini mermer plakalar üzerine işlediler.
Temsilciler Meclisi galerisindeki portrelerden biri de Kanuni Sultan Süleyman’a aittir (Görsel 5.4).
Padişahlar Ansiklopedisi C 2, s. 467 (Özetlenmiştir.)

Kanuni Sultan Süleyman’ın ABD Kongre Binasında portresinin yer almasında hangi faktörler etkili olmuştur? Belirtiniz.

  • Cevap: Yaptığı yasal düzenlemeler nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman’ın portresi ABD Kongre Binasında yer almıştır. 

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 127 Cevabı

YÜZYILDA OSMANLI-HABSBURG MÜCADELESİ VE SONUÇLARI

KANUNİ’NİN FERDİNAND’A GÖNDERDİĞİ MEKTUP

Bu zamana kadar erlik davası edersin. Meydana çık da savaşalım dersin. Şimdiye kadar kaç defa topraklarına gelip istediğimi yapıyorum. Fakat ne senden ne de yandaşlarından ne bir haber ne bir iz var. Size hükümdarlık haramdır. Askerlerinden utanmaz mısın? Eğer cesaretin varsa çık meydana seninle kozlarımızı paylaşalım. Eğer bu kez de savaş meydanına çıkmazsan yiğitlik namını ağzına almayasın.

Yukarıdaki mektuptan hareketle Kanuni Dönemi’nde Osmanlı-Avusturya ilişkileri hakkında ne gibi çıkarımlarda bulunabilirsiniz? Açıklayınız.

  • Cevap: Osmanlı-Avusturya ilişkilerinin kötü olduğunu ve düşmanlığın olduğunu anlıyoruz. 

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 129 Cevabı

İstanbul Antlaşması’nı siyasi ve ekonomik açıdan her iki ülke adına değerlendiriniz.

  • Cevabı: Osmanlı devleti siyasi açıdan anlaşmadaki şu maddeden dolayı bir handikap yaşamıştır. “Venedik, İstanbul’da Balyos denilen bir elçi bulundurabilecek. Elçiler kendi halkının davalarına bakabilecek”  Osmanlı devleti ekonomik açıdan ise şu maddeden dolayı kazançlı olmuştur. Venedik her yıl 10.000 düka altın vergi ödeyecek. 

DOĞUDA HÂKİMİYET KURULMASI

İran’ın siyasi politikaları Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki faaliyetlerini nasıl etkilemiş olabilir? Belirtiniz.

  • Cevabı: İran’ın Osmanlı Devleti aleyhine Venedik ve Avusturya ile anlaşma yapması Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemiştir. 

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 130 Cevabı

XV ve XVI. YÜZYILLARDA OSMANLI EKONOMİK POLİTİKALARI

OSMANLI EKONOMİK POLİTİKALARI

Osmanlılar da tıpkı Selçuklular gibi Doğu’yu Batı’ya, Kuzey’i Güney’e bağlayan yollar üzerinde dev kervansaraylar, bedestenler (Görsel 5.8) ve hanlar inşa ederek ticari faaliyetin emniyet içinde gelişmesini sağlamışlardır. Avrupa ekonomisinin muhtaç olduğu baharat ile diğer mamul ve ham maddeler Tebriz’den Türkiye sınırlarına giriyor; Erzurum,
Erzincan, Tokat ve Amasya yolundan Sinop’a ulaşıyor, buradan da Avrupa’ya gönderiliyordu. Birer transit merkezi durumunda olan bu şehirlere Osmanlı Devleti büyük kervansaraylar, bedesten (kapalı çarşı) hanlar ve misafirhaneler inşa etti.

Osmanlı Devleti kervansaray, bedesten gibi kurumlan neden inşa ettirmiştir? Belirtiniz.

  • Cevabı:  Ticari faaliyetlerin emniyet içinde ve daha çok gelişmesi açısından kervansaray, bedesten gibi kurumları inşa ettirmiştir. 

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 131 Cevabı

Bir Osmanlı yöneticisi olsaydınız ticareti geliştirmek için ne tür tedbirler alırdınız? Belirtiniz.

  • Cevabı: Bir Osmanlı yöneticisi olma şansımız olsaydı tarıma dayalı bir ticareti yapılmasında üretim-dağıtım ve tüketim odaklı bir sistem kurmamız gerekirdi. Bunun için tarım ürünlerini alınıp satılması adına hallerin kurulması gerekli olurdu. Pazarlarda ve çarşılarda kaliteli mahsullerin satılması için denetim sistemlerinin de kurulması gerekirdi.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 132 Cevabı

Kanuni’nin Fransa’ya kapitülasyonlar vermesini siyasi ve ekonomik yönden değerlendiriniz.

  • CevabıOsmanlı Devleti Sanayi Devrimini gerçekleştiremediği için Osmanlı pazarlarında Avrupalı devletlerin ucuz malları dolaşmıştır. Rekabet edemeyen Osmanlı esnafı ise dükkan kapatmak zorunda kalmıştır. Osmanlı bütçesi sürekli açık vermiştir. Türk ulusunun ekonomik bağımsızlığı yanında milli bağımsızlığını da zedeleyen kapitülasyonlar, Türk Kurtuluş Mücadelesi sonrasında İtilaf Devletleri ile 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması’yla kaldırılmıştır.

DÜNYA GÜCÜ: OSMANLI

KANUNİ’NİN FRANSA KRALINA MEKTUBU
XVI. yüzyılın başında Roma-Germen İmparatoru, Fransa Kralı I. Fransuva’yı esir alır. Fransuva, annesi vasıtasıyla Kanuni’ye bir mektup göndererek yardım ister. Kanuni, Fransuva’ya cevaben şöyle bir ferman gönderir.
“Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dahi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han’ın torunu, Sultan Selim Han’ın oğlu, Sultan Süleyman Han’ım.
Sen ki Françe Vilayetinin Kralı Françesko’sun (François, Fransuva). Hükümdarların sığınma yeri olan kapıma mektup gönderip memleketinizin düşman istilasına uğradığını, hâlen hapiste olduğunuzu bildirip kurtulmanız hususunda yardım istemişsiniz. Gönlünüzü hoş tutup hatırınızı incitmeyiniz. Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve kuvvetli kaleler fetheyleyip gece, gündüz atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar versin ve iradesi neyse o olsun. Bundan sonra ne yapacağımızı elçinize sorup öğrenesiniz.”

Mektuptan hareketle XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin gücü hakkında neler söylenebilir?

  • Cevabı: Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda olduğu 16. ve 17. yüzyıllarda üç kıtaya yayılmış ve Güneydoğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın büyük bölümünü egemenliği altında tutmuştur. Ülkenin sınırları batıda Cebelitarık Boğazı (ve 1553′te Fas kıyıları’na, doğuda Hazar Denizi ve Basra Körfezi’ne, kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna’nın bir bölümüne ve güneyde Sudan, Eritre, Somali ve Yemen’e uzanmaktaydı.[16] Osmanlı İmparatorluğu 29 eyaletten ve vergiye bağlanmış Boğdan, Erdel ve Eflak prensliklerinden oluşmaktaydı. Devlet zaman zaman denizaşırı topraklarda da söz sahibi olmuştur. Atlantik Okyanusu’ndaki kısa süreli toprak kazanımları Lanzarote[17] (1585), Madeira (1617), Vestmannaeyjar[18] (1627) ve Lundy[19](1655) bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 135 Cevabı

OSMANLI DEVLETİ’NİN XV VE XVI. YÜZYILLARDA İZLEDİĞİ SİYASET VE ETKİLERİ

Osmanlı Devleti, XV ve XVI. yüzyıllarda Avrupa’daki stratejik rakipleri dışında merkezi Vatikan’da olan Roma Katolik Kilisesine karşı da uzun vadeli politikalar izledi. Çünkü Roma Katolik Kilisesi, İslam dünyasının lideri olan Osmanlı Devleti’ni büyük bir tehdit olarak gördü ve onu ortadan kaldırmak için çeşitli ittifaklar kurdu. Buna karşılık Osmanlı Devleti de Roma Katolik Kilisesini Hristiyan dünyasında yalnız bırakmak ve Avrupa Hristiyan birliğini parçalamak amacıyla çeşitli tedbirler alıyordu.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 137 Cevabı

Osmanlı Devleti’nin farklı dinlere karşı izlemiş olduğu politikaların devlete kazanımlarını arkadaşlarınızla değerlendiriniz.

  • Cevabı: Osmanlı Devleti’nin zamanında uyguladığı pek çok politikadan bir tanesi de farklı dinlere karşı izlemiş olduğu hoşgörü politikasıdır. Bu hoşgörü politikası özellikle azınlıklara yönelikti. Osman bir imparatorluk olduğu için, bünyesinde çok farklı milletten farklı dinlerden farklı dilleri konuşan insanları barındırmıştır. Bu ahengi sürdürebilmek için de Türk ve Müslüman olmayan vatandaşlarına yönelik farklı uygulamalarda bulunmuştur. Örneğin kiliseler ve havralar korunmuş ve bu insanlar hiçbir şekilde köle veya esir olarak kullanılmamışlardır. Bu hoşgörü politikasının yararı ise şüphesiz bünyesinde bulunan bu farklı toplulukların devlet içinde uzun yıllar birlikte yaşayabilmeleri, milliyetçilik akımı ortaya çıkana kadar ayaklanmalarda pek az kez bulunmuş olmaları ve vergilerini düzenli olarak ödemeleri olarak gösterilebilir. 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir